Ankara'da 25 Mayıs tarihinde yapılan bir açıklama. Ayrıca Pakistan'dan Basra Körfezi'ne uzanabilecek yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinden söz etti.
Bu cümle ilk bakışta diplomatik bir öneri gibi dursa da bölgenin içinden geçtiği dönem dikkate alındığında bundan daha derin bir anlam taşıyor. Çünkü mayıs ayı sonunda Ortadoğu yine bildiğimiz Ortadoğu gibi görünse de aslında bambaşka bir baskının altında.
Göktuğ Çalışkan Independent Türkçe için yazdı. Geçen mart ayı sonlarında düzenlenen dörtlü toplantıda Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları görüştü / Fotoğraf: Mısır Dışişleri Bakanlığı.
İran çevresinde büyüyen savaş riski. Ayrıca Körfez'deki enerji geçişleri ve Washington'ın krizlere verdiği inişli çıkışlı tepkiler aynı anda okunmalı. Bölge başkentleri artık şunu görüyor: "Bir başkente yaslanıp güvenlik satın alma" dönemi eskisi kadar rahat işlemiyor.
Mısır ve Körfez ülkelerini aynı masa etrafında buluşturabilecek esnek bir zemini anlatıyor. İran'ın ileride bu zemine eklemlenebileceğinin söylenmesi de önemli. İlk bilgilerde Fidan'ın işaret ettiği hat Türkiye vurgusu öne çıktı.
Yeni bir cephe kurmaktan çok bölgenin kendi krizlerini konuşabileceği yerli bir akıl arayışına benziyor.