Ticaret Bakanlığı tüm iş dünyası örgütlerine Sanayi Hızlandırma Yasasına karşı alınması gereken önlemleri sordu. Ayrıca sürpriz uygulamalara karşı son savunma bariyeri oluşturuldu.

Made in Europe'ta geriye sayım bitiyor. Bu süreç Türkiye'nin pozisyon belgesinde yer alan çekince ve beklentilerinin ne kadarının karşılanacağını da ortaya koyacak.

Bu süreçte görünen ilk ve büyük etki artık Avrupa malına ‘ulusal muamele' zorunluluğunun kaçınılmaz olarak uygulanacak olması olacak. Bu yönüyle Made in Europe uygulaması. Buna paralel olarak yerli malı uygulaması avantajlarını ortadan kaldıracak bir sonuç yaratacak.

Taslaktaki şekliyle Türkiye'de üretilen mallar Made in Europe kapsamında olacak. Ayrıca yasalaşma sürecinde Made in Europe kapsamının daraltılması tehlikesi gündemdedir.

Yerli mallar ile aynı haklara sahip olacak. İlk bilgilerde Türkiye'de üretilen ürünleri de içeren Made in Europe tanımında herhangi bir daraltmaya gidilip gidilmeyeceği de netleşmiş olacak. Üretimin Avrupa'ya kayma tehlikesi Buna karşın Sanayi Hızlandırma Yasasının yürürlüğe girmesi sonrasında Avrupa malları ‘yerli' olarak kabul edilerek vurgusu öne çıktı.

İthal ve yerli mallar arasında fark yaratan uygulamalar yapılamayacak. AB'de imalat sanayinin etkinliğinin artırılmasını isteyen ülkelerin baskıları ve yasanın amacı çerçevesinde uygulanacak teşvikler. Buna paralel olarak subvansiyonlar ve finansman destekleri nedeniyle üretimin Avrupa'ya kayma tehlikesi her zamankinden daha fazla gündemde olacak.