Yaşananları yalnızca CHP içindeki bir liderlik kavgası ya da sıradan bir parti içi hesaplaşma olarak okumak mümkün görünmüyor. Ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu 'nun yeniden CHP Genel Başkanlığı'na getirilmesi.
Meydanları mesken tutan ve aktif bir muhalefet yürüten Özgür Özel liderliğindeki CHP güçlü bir ivme yakalamıştı ve bu durum iktidarın hoşuna gitmiyordu. İlk bilgilerde Son birkaç yıldır Türkiye'de siyasetin nasıl yeniden şekillendirilmeye çalışıldığına bakıldığında vurgusu öne çıktı.
Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu 'nun tutuklanması ile başlayan süreçte onlarca belediyeye yapılan operasyonlar. Buna paralel olarak toplumun belli bir ruh haline sürüklendiği uzun bir dönem.
Tüm bunlara karşın AKP oylarının sürekli düşüşü engellenemiyor. Ayrıca yeni bir söylem üretemiyordu. Yeniden düğmeye basılma zamanı gelmişti.
Bir süredir hazırlıklarının zaten sürdüğü yeni sopasını çıkardı: mutlak butlan. "CHP'nin kirlenmişliğini (!)" bizzat CHP'nin içinden birinin dile getirmesi önemli bir hamle olurdu. Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlandan bir gün önce "Arınmak gerek" mesajını veren video ile çıktı sahneye.
Kılıçdaroğlu nasıl iktidarın kullanışlı bir neferi haline geldi? Kimilerinin uzun zamandır dile getirdiği gibi proje adam mıydı?