Washington ile Tahran arasında olası bir mutabakat şekillenirken. Ayrıca Trump hem parti içindeki sertlik yanlılarının baskısıyla hem de savaşın ekonomik maliyetleriyle karşı karşıya. Diplomasi masasında ilerleme arayışı sürse de tarafların önünde hâlâ ciddi siyasi ve stratejik engeller bulunuyor.

Donald Trump'ın savaşın ardından nasıl bir siyasi pozisyon alacağı konusunda yaşanıyor. İlk bilgilerde Diplomatik kaynakların aktardığı bilgilere göre bugün Beyaz Saray'da yaşanan tartışmaların merkezinde yalnızca İran ile yürütülen müzakereler bulunmuyor. Asıl tartışma vurgusu öne çıktı.

Çünkü yaklaşık dört ay önce İran'a karşı başlatılan askeri operasyonlar. Buna paralel olarak bu konuyu daha sonraki müzakerelere bırakmayı öngörüyor.

Bu durum da Cumhuriyetçi Parti içerisindeki İran karşıtı çevrelerin tepkisini çekiyor. Özellikle Cumhuriyetçi Parti'nin dış politika alanındaki etkili isimleri. Ayrıca savaşın askeri üstünlükle sonuçlandığını ve Washington'un elindeki baskı araçlarını masada taviz karşılığında harcamaması gerektiğini savunuyor.

Ortaya çıkan çerçevenin 2015 yılında imzalanan ve Trump'ın ilk başkanlık döneminde sert biçimde eleştirdiği nükleer anlaşmadan çok farklı olmadığını ileri sürüyor. İlk bilgilerde Son günlerde Amerikan siyasi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde vurgusu öne çıktı.

Trump ise bir taraftan bu eleştirileri göğüslemeye çalışırken diğer taraftan Amerikan ekonomisinin gerçekleriyle karşı karşıya bulunuyor. Çünkü savaşın uzaması durumunda enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi. Buna paralel olarak enflasyon baskısının artması ve bunun Kasım ayında yapılacak ara seçimlere yansıması ihtimali Beyaz Saray'da ciddi bir kaygı yaratıyor.