ABD/İsrail-İran arasında savaşı sona erdirecek somut bir anlaşmaya varılamaması piyasalarda jeopolitik risk fiyatlamalarının sürmesine neden oluyor. Ayrıca Orta Doğu'da yüksek tansiyon iklimine geri dönüleceğine yönelik endişeler ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açacak bir anlaşmanın henüz sağlanmaması nedeniyle haftaya tedirgin başladı.
Her geçen gün yeni tehditkar açıklamalar söz konusu ateşkes sürecinin kırılgan yapısını gözler önüne seriyor. Bölgede her an tansiyonun yeniden tırmanabileceği ihtimali fiyatlamaları zorluyor. İlk bilgilerde Orta Doğu'da 8 Nisan'da sağlanan ateşkes kapsamında taraflar müzakere masasından olumlu bir sonuçla kalkamazken vurgusu öne çıktı.
Buna paralel olarak "Aksi takdirde kendilerinden geriye hiçbir şey kalmayacak. Zaman kritik önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndan tanker sevkiyatlarının sağlıklı biçimde sürdürülememesi ve yükselen sigorta maliyetleri küresel çapta enerji arzına ilişkin endişelerin sürmesine yol açarken. Ayrıca dünya genelinde açıklanan enflasyon verilerinde belirgin şekilde hissediliyor.
Diğer merkez bankalarından sonra ABD Merkez Bankasının (Fed) da gelecek dönemde faiz artırımlarına yönelebileceğine ilişkin öngörüleri güçlendirdi. İlk bilgilerde merkez bankalarına ilişkin beklentilerin daha "şahin" bir çizgiye kaymasına yol açıyor. ABD'de açıklanan son veriler vurgusu öne çıktı.
Savaş öncesinde para piyasalarında Fed'in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanıyordu. Savaş sonrası yaşanan belirsizliklerle bu tahminler terse döndü.