Neredeyse sekiz yılı aşan ekonomideki kriz ve gerilim hali sonuçta iyimserliği azalttı. Ayrıca Türkiye kısır döngülerin en kısırına mahkum oldu: Popülizme.
Bu rakamlar övünülecek bir başarıyı anlatmıyor aksine Türkiye'nin hak ettiğinin çok altında. 2016'da 12 bin 600 dolar olan kişi başı gelir hiçbir şey yapılmasa. Buna paralel olarak sabah 9 akşam 5 mesaiyle bile dolar enflasyonunu hesaba katarsak zaten 2026'da 18 bin dolara gelmek zorundaydı.
Yani, bugün ulaşılan rakam hala 2012'den yüksek değildir. Bütün dünyada ticaret her yıl düzenli olarak artıyor.
Bizim ihracatımız da tabii ki artacak, bunun aksi felakettir. Ama, dünya ticaretindeki payımız hala 2012'nin yüzde 30-40 altında seyrediyor.
Yani herkesin ihracatı artıyor ama bizimki daha az artıyor. Asıl önemli olan nokta ise Cumhurbaşkanı'nın "Ekonomiyi şoklara karşı dayanıklı hale getirdik" iddiasında yatan çelişkidir.