Salk Enstitüsü araştırmacıları Jesse Dixon ve Tessa Popay öncülüğünde yeni genetik araştırmalar yürütüldü. Çalışmada sabit zannedilen DNA yapısı içinde dinamik bir katlanma dansı saptandı.

Tümör büyümesi evrelerini tamamen engelleyecek yepyeni bir kanser tedavisi protokolüne kapı aralıyor. İlk bilgilerde Hücre hafızasını koruyan bu ritmin bozulması sinsi kanser nedenleri arasında yer alıyor. Sürecin çözülmesi vurgusu öne çıktı.

Hücre çekirdeğindeki DNA yapısının sabit kalmayıp aralıksız bir katlanma ve açılma faaliyeti sergilediğini saptadı. Genomun bu dinamik döngüsünün ritmini kaybetmesi hücrelerin kimliklerini unutmasına yol açıyor.

Moleküler makinelerin yönettiği bu hayati hareketin sekteye uğraması durumunda kontrolsüz çoğalma tetikleniyor ve kanser vakaları ortaya çıkıyor. Genetik biliminde tüm ezberleri bozan bir araştırmaya imza atan bilim insanları. Ayrıca hücre çekirdeğindeki genetik materyalin sanıldığı gibi hareketsiz bir kütüphane şeklinde durmadığını belirledi.

Kanser vakalarının ve gelişimsel anomalilerin kökenindeki ana unsur olarak kabul ediliyor. İlk bilgilerde hayati kodları barındıran deoksiribonükleik asit (DNA) zincirinin sürekli bir katlanma ve açılma faaliyeti içinde hareket ettiğini net biçimde gösteriyor. Bilim dünyasında büyük heyecan yaratan bu dinamik mekanizmanın sekteye uğraması vurgusu öne çıktı.

Yıllar boyunca bilim çevreleri genetik kodu. Buna paralel olarak tüm kalıpları tamamen kırıyor.