MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin önceki gün yapılan TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada açılım sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın statüsü için Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü önerisinde bulunması AKP içinde rahatsızlığa neden oldu.
Bahçeli "Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması da daha önce ifade ettiğimiz gibi bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü' olmasını öneriyorum" ifadelerini kullandı. Bahçeli'nin açıklamaları DEM Parti tarafından olumlu karşılanırken, Cumhur İttifakı içinde farklı değerlendirmeler yapıldığı belirtiliyor.
MHP'ye yakın kaynaklar, terör örgütünün hâlen tamamen silah bırakmadığını ifade ederek, Bahçeli'nin çıkışının örgüt üzerinde baskı kurmaya yönelik bir hamle olduğunu savunuyor. Bazı MHP kurmayları, "Bahçeli ve Erdoğan istişare halinde söylem geliştiriyor. Amaç örgütü silah bırakmaya zorlamak. Süreç şu an tıkanmış durumda ancak tamamen dağıldığı görüntüsü verilmek istenmiyor" değerlendirmesini yapıyor.
Parti içinde Bahçeli'nin kullandığı ifadelerden rahatsız olan isimlerin bulunduğu, ancak bu rahatsızlığın açıkça dile getirilmediği de aktarılıyor. AKP cephesinde ise süreç boyunca Öcalan isminin daha görünür hale gelmesinden duyulan rahatsızlığın sürdüğü ifade ediliyor.
Parti kurmayları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın süreç boyunca bilinçli olarak Öcalan ismini kullanmadığına dikkat çekiyor. Cumhuriyet'te yer alan habere göre, AKP kaynakları, milliyetçi seçmen tabanı ile şehit ve gazi ailelerinin bu söylemlerden olumsuz etkilendiğini kaydederek, "Bu durum sürece zarar veriyor ve seçmen kaybı riskini artırıyor" görüşünü dile getiriyor.
İktidar çevrelerinde ayrıca DEM Parti'nin tutumuna ilişkin rahatsızlığın da arttığı ifade ediliyor. AKP'liler, DEM Parti'nin "maksimalist talepler dayattığını" savunurken, yasal düzenlemeler konusunda hükümetin çizgisinin değişmediğini vurguluyor.