Yapay zekadan ziyade gelişmekte olan ülkelerdeki sanayileşme ve soğutma ihtiyacının bu artışı tetikleyebileceği belirtilirken. Ayrıca dünya genelinde elektrik talebinin 2040 yılına kadar yüzde 40 ile yüzde 70 arasında bir düzeye varabileceği düşünülüyor.
İklim hedefleri ve ekonomik gerçekler arasında sıkışan küresel enerji sisteminin 2040 yılına kadar izleyebileceği üç ana senaryoyu mercek altına alıyor. İlk bilgilerde Fosil yakıtların en iyimser senaryoda dahi küresel enerji arzının yarısından fazlasını oluşturmaya devam edeceği öngörülüyor Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company vurgusu öne çıktı.
Bain & Company'nin tescilli ekonomik modelleme yeteneği Intersect℠ kullanılarak hazırlanan çalışma. Buna paralel olarak ancak bu talebin karşılanma şeklinin bölgelere ve politikalara göre keskin farklılıklar göstereceğini ortaya koyuyor. Raporun öne çıkan temel bulguları şöyle sıralanıyor: Elektrik Talebinde Patlama: Tüm senaryolar gözönüne alındığında küresel elektrik talebinin 2040 yılına kadar %40 ile %70 arasında artma ihtimali düşünülüyor.
Bu artışın en büyük kaynağı sadece yapay zeka veya veri merkezleri değil. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerdeki soğutma (klima) ihtiyacı ve sanayi sektöründeki büyüme olacak. Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'de elektrik tüketimi 2025 yılında bir önceki yıla göre %2,1 artış gösterdi.
Özellikle iletim ve dağıtım altyapısı yatırımları ile enerji ekipmanları tedarik zincirlerinde yeni kapasite ihtiyaçlarını beraberinde getiriyor. İlk bilgilerde kentleşme ve elektrifikasyon eğilimlerinin devam etmesiyle birlikte elektrik talebindeki artışın önümüzdeki dönemde de sürmesi bekleniyor. Bu büyüme vurgusu öne çıktı.
Fosil Yakıtların Direnci: Yenilenebilir enerjinin yükselişine rağmen. Buna paralel olarak mevcut dinamiklerin sürdüğü senaryoda ise bu oran %72 seviyesinde kalıyor.