Dünkü duruşmada davanın kritik ismi Hüseyin Gün. Ayrıca casusluk iddialarını reddederek Cumhurbaşkanlığı tarafından resmi olarak görevlendirildiğini savunmuştu. İmamoğlu ve Gazeteci Merdan Yanardağ'ın da aralarında bulunduğu "siyasal casusluk" davasının ikinci gününe Yanardağ'ın savunması damga vurdu.
Danışman Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci gününde Merdan Yanardağ savunma yaptı. İlk bilgilerde İddianameyi "siyasi bir metin" olarak niteleyen Yanardağ vurgusu öne çıktı.
Davanın iki temel amacının "TELE1'e el koymak" ve "2019 ile 2024 seçimlerini lekelemek" olduğunu dile getirdi. Casusluk davasında İmamoğlu'ndan çarpıcı savunma: Hüseyin Gün'ü bana değil Cumhurbaşkanı'na sorsunlar.
Suçlamanın yabancı bir devlet ya da yabancı örgütle ilişkilendirilmediğini dile getirdi. İlk bilgilerde savunmasında Türk Ceza Kanunu'nun 328. maddesine dikkat çekerek siyasal veya askeri casusluk suçunun oluşması için "devletin güvenliği ya da iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgilerin" casusluk amacıyla temin edilmesi gerektiğini dile getirdi. İddianamede bu kapsamda gizli bilgi ya da belge bulunmadığını savunan Yanardağ vurgusu öne çıktı.
Hüseyin Gün'den "casusluk davası" savunması: Fuat Oktay'ın verdiği tam yetki belgesiyle hareket ettim.