27 Mayıs Darbesi'nden sonra Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılandığı Yassıada'daki mahkeme ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı Silivri'deki mahkemeyi karşılaştırdı. Tıpa tıp aynı olmasa da ikisinin benzer yönleri olduğunu belirten Bilgili ‘Tarih boyunca tüm siyasi yargılamaların benzer yönleri olmuştur' diyor.
Zaman zaman Silivri'deki yargılama ile Yassıada yargılamasının karşılaştırıldığına tanık oluyoruz. Sosyal medya ve/veya gazete sayfalarında görülen bu benzerlik iddiaları karşı görüşlerin açıklanmasına da neden oluyor.
Son günlerde bu görüş ve karşı görüşü Ahmet Taşgetiren ile Atilla Yayla'nın yazılarında gördük. Muhafazakâr olarak bilinen sayın Taşgetiren 27 Mayıs Darbecilerinin getirdiği Yassıada Mahkemesi'nden bahsederek. Buna paralel olarak "Benzeri bir siyasi yargılama şimdilerde Silivri'de gerçekleşiyor" demişti. (Karar.
Liberal olarak bilinen sayın Atilla Yayla ise "Yassıada ile Silivri'yi Karıştırmak" başlıklı yazısında Taşgetiren'in bu görüşünü eleştirdi (Türkiye. Suç olduğu iddia edilen olaylardan çok sonra kurulan mahkeme elbette tabii hakim ilkesine aykırıydı.
Tarafsız olması gerektiği ilkesi ile çelişmekteydi. Esasen "tarihten korkarım" diyen bazı hukukçular darbecilerin kanunlarının yapım aşamasında ve yargıda görev almak istemediler. İlk bilgilerde Yargıçların ise darbeciler tarafında seçilmiş olması da hem tabii hakim ilkesine vurgusu öne çıktı.
Ama bu görevi canı gönülden yapmaya hazır "hukukçular" da vardı ve yaptılar. Sonradan anılarını yazan bazı MBK üyeleri. Buna paralel olarak bu beyanlar aslında tabii hakim ilkesinden ne anladıklarını göstermektedir.