Evcil hayvan sevgisinin ötesinde, ailenin işlevsizleştirilmesi ve çocuk sahibi olmanın yük gibi sunulduğu bir sorunla karşı karşıyayız. Toplumsal yapıda köpeklerin çocuklarla neredeyse her alanda eşitlenmesi yönünde güçlü bir eğilime şahit oluyoruz.
Bu durumun bazen sosyolojik bir mühendislik ürünü olduğu ya da modern insanın yalnızlaşmasıyla bir ikame ilişkisine dönüştüğü tartışılıyor. Psikiyatrist Prof. Dr. Veysi Çeri, bu sürecin insan ve toplum üzerindeki etkilerini ensonhaber.com'a değerlendirdi.
Diğeri ise ebeveynlik rollerinin simgesel olarak hayvana transfer edilmesi. Bu ikincisi, doğurganlık kararlarını etkileyen makro sosyolojik değişkenlerden bağımsız düşünülemez: yaşam maliyeti, kariyer baskısı, iklim kaygısı, kurumsal güven erozyonu.
Dolayısıyla fenomeni salt bir "mühendislik" olarak değil, birçok koşulun bireysel rasyonalizasyona dönüşmüş çıktısı olarak okumak daha analitik bir tutum olacaktır. Üçüncüsü, "normalleşme" süreci üzerine: Her toplum, duygusal yatırım için meşru nesneler tanımlar.
Belirli bir söylemin bu sevgiyi bir ideolojik pozisyona araçsallaştırması.