Türkiye içeride bitmek bilmeyen siyasi hesaplaşmaların. Ayrıca veri ekonomisi ve küresel markalar üzerinden kurulmakta olan yeni ekonomik düzen.

Gıdadan mobilyaya kadar birçok sektörde Avrupa'nın ve yakın coğrafyanın en önemli tedarikçileri arasına girdi. İlk bilgilerde 1980'lerden sonra ihracata dayalı büyüme modeliyle dünyanın önemli üretim üslerinden biri haline geldi. Tekstilden beyaz eşyaya vurgusu öne çıktı.

Üretiyoruz, ihraç ediyoruz, rafları dolduruyoruz. Ancak konu dünya çapında markalar yaratmaya geldiğinde aynı başarıyı gösteremiyoruz.

Bir zamanlar Japonya'nın, Güney Kore'nin ve Çin'in yaşadığı dönüşümü gerçekleştiremiyoruz. Oysa yeni düzende sorun yalnızca üretmek değil.

Türkiye'nin gelecekten kopuk gündeminde yeterince yer bulamasa da bugüne kadar rekabet edebildiğimiz sektörlerde ciddi tehlikeler kapıda. Bunların başında tekstil ve hazırgiyim geliyor.

İstihdam ve ihracat açısından stratejik öneme sahip sektör. Buna paralel olarak tarihinin en zorlu dönüşüm sınavlarından birini veriyor.