Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Kostas Mitsotakis'in Şubat ayında Ankara'da yaptıkları görüşme sonucunda azalan Ankara-Atina gerilimi son haftalarda yeniden tırmanma eğilimine girdi. Ayrıca Lokman İlhan/Anadolu/Getty Images.

Özellikle Ege Denizi'nden kaynaklanan görüş farklılıklarına rağmen bölgede yeni bir gerilime neden olacak tek taraflı adımlardan kaçınılması konusunda varılan mutabakat olmuştu. İlk bilgilerde Yunanistan'ın bazı Ege adalarını silahlandırma adımının hemen ardından Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin yeni bir kanun çalışması yaptığının ortaya çıkması mevcut gerilimin önemli nedenleri arasında değerlendiriliyor. Erdoğan ve Miçotakis'in 11 Şubat'ta yaptıkları görüşmenin en önemli sonucu vurgusu öne çıktı.

Taraflar böylece 2023'te ilan ettikleri Atina Bildirgesi'ne bağlı kaldıklarını. Buna paralel olarak özellikle de NATO Zirvesi öncesinde Ege'de yakalanan gerilimsiz ortamı sürdürmek niyetlerini kayda geçirmişlerdi. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler ve başkentlerden atılan karşılıklı adımlar gerilimin yeniden artmasına neden oldu.

Taraflar bu konuda da birbirlerini suçlamaya devam ediyor. Ayrıca Yunanistan'ın politikasının temelinde Türkiye'yi Ege ve Doğu Akdeniz'de etkisizleştirme ve "saldırgan" taraf olarak gösterme çabasının yattığı düşüncesinde.

Avrupalı müttefiklerle geliştirdiği yakın işbirliğini Ege ve Doğu Akdeniz'de geçen dönemlerde elde edemediği avantajları yakalamak için bir fırsat olarak kullandığı düşüncesinde. İlk bilgilerde Türkiye ile olan sorununu AB'ye taşıyarak Ankara'nın sadece Brüksel ile değil diğer Avrupalı başkentlerle ilişkilerini zorlaştırmak istediği de Ankara'da yapılan değerlendirmeler arasında. Atina ise Türkiye'nin İran savaşı vurgusu öne çıktı.

Ankara-Atina arasında süreci tersine çeviren en önemli gelişme. Buna paralel olarak bölgede Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs üçgeninde gerilime neden oldu.