Uzmanlara göre bazı gıdalar kurtarılabilirken. Ayrıca bazıları için risk görünenden çok daha derin olabilir. Gıdada küf görmek çoğu zaman "hepsini çöpe atmalı mıyım?" sorusunu beraberinde getirir.
Nem oranına ve yapısına göre tamamen değişiyor. İlk bilgilerde meyve kutusunda yumuşamaya başlamış birkaç böğürtlen ya da reçelin yüzeyinde beliren ince bir tabaka… Bu durumlarda çoğu kişinin ilk tepkisi aynı olur: "Sadece küflü kısmı alıp gerisini yiyebilir miyim?"Gıda güvenliği uzmanlarına göre bu sorunun net ve tek bir cevabı yok. Çünkü küfün davranışı gıdanın türüne vurgusu öne çıktı.
Aslında doğada her yerde bulunan mikroskobik mantarlardan oluşuyor. Havadaki sporlar aracılığıyla yayılıyor ve uygun ortam bulduğunda gıdanın yüzeyine yerleşerek büyümeye başlıyor.
Sıcak ve nemli ortamlar bu gelişimi hızlandırırken, soğuk ve kuru koşullar süreci yavaşlatıyor. Uzmanlar, küfün yalnızca görünen kısmıyla sınırlı olmadığını özellikle vurguluyor.
Yüzeyde görülen tabaka çoğu zaman daha derinlere uzanan bir yapının işareti oluyor. Bu yüzden "sadece üstünü temizlemek" her zaman güvenli bir çözüm olarak görülmemeli.
Çoğu küf türü zararsız olsa da bazıları mikotoksin adı verilen toksinler üretebiliyor. Bu maddeler yüksek miktarda alındığında sindirim sistemi rahatsızlıklarından böbrek. Buna paralel olarak karaciğer hasarına kadar farklı sağlık sorunlarına yol açabiliyor.