Merkez Bankası eski Başekonomisti Hakan Kara. Ayrıca Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz silahını çekmek yerine kredi büyüme sınırlarını sert şekilde aşağı çekmesinin arkasındaki sırlar aralandı.

Enflasyonla mücadelede zamanında atılmayan adımların faturasının ağır olduğunu vurgulayarak ekonomi yönetimi için artık kolay bir çıkış yolunun kalmadığı uyarısında bulundu.

KÖRÜKLÜYORUluslararası piyasalarda Türkiye'ye yönelik risk algısının çok yüksek olduğunu ve bu güvensizlik ortamı nedeniyle ülkeye nitelikli. Buna paralel olarak bunun da uzun vadede makroekonomik dengeleri ve finansal yapıyı iyileştirmek yerine daha kırılgan ve tahrip edici bir noktaya sürükleyeceğini aktardı.

HASSASİYETİMerkez Bankası'nın resmi faiz artışından kaçınarak elindeki diğer yan araçlara yönelmesinin ikinci büyük nedenini tamamen kurumsal ve sosyolojik dinamiklere bağlayan Prof. Dr. Kara. Ayrıca yani kredi miktarını tayınlamakta bulduğunu dile getirdi.

Enflasyonun düşürülememesinin Türk lirasında zorunlu bir reel değerlenme sürecini beslediğini ve bu durumun sistemi başka bir kanaldan çıkmaza soktuğunu dile getirdi. İlk bilgilerde tEHLİKESİFaiz artırımının önündeki en büyük teknik engeli parasal iktisat literatüründe "finansal baskınlık" olarak tanımlanan kavramla açıklayan eski Başekonomist vurgusu öne çıktı.

Vakitli ve doğru dozda para. Buna paralel olarak ekonomi yönetiminin de artık masada kolay bir seçenek kalmadığının farkında olduğunu ve Türkiye'yi çok zor tercihlerin beklediğini sözlerine ekledi.