Yarattığı hislerle döngüselliği gerçekleştiren Saf Canavar hakkında yazmak için çok heyecanlansam da içimde bir yer bana romandaki dilin gücüne yetişemeyeceğimi söylüyordu. Aytun Aktan yazdı: Hikayeyi susturmak mümkün mü?

Saf Canavar romanıyla edebiyatın eşsiz tadına vardım. Ardışık iki okumanın ardından romanla ilgili duygularımın makamlarını aradım. İlk bilgilerde Sema Kaygusuz'dan Saf Canavar Uzunca bir aradan sonra vurgusu öne çıktı.

Ama öte yandan da hikâye anlatmanın yasaklandığı distopik bir evrenden kafamı kaldırmışken susmak olmazdı. Teknofaşist olarak tanımlanan dünyamızda ne yüzyıllarca uzak ne de tam bugünümüz olan Munzur dolaylarında. Buna paralel olarak fosilden yeniden yaratılma evreninin sarsıcı hikâyesine davet ediyorum sizi.

Saf Canavar'ın dünyasında hikâye anlatmak yasak ama Karabalık Bekçisi ceza olarak kazınmış saçlarına. Ayrıca sözlü kültür ve mitik anlatı damarı devam ediyor.

Geçmişe ait sabit bir referans değil de bugünü düşünmek için kullanılan canlı bir alan gibi hissediliyor. İlk bilgilerde İsa'nın kemikten diriltme hikâyesi ve kutsal metinlerle kurulan bağ vurgusu öne çıktı.

Yazarın diğer romanlarındaki hafıza meselesi devam ediyor. Buna paralel olarak daha yoğun ve daha felsefi bir alana yayılıyor.