Türkiye'de siyasetin milletin gündeminden koptuğunu kaydederek gençlerin mutsuzluk. Ayrıca Türkiye'de kurumsal kapasite erozyonunun gençlerin gelecek algısını zayıflattığını aktardı.
Bu durumun toplumla siyaset arasındaki bağı zayıflattığını dile getirdi. İlk bilgilerde Ekonomim gazetesinde yayımlanan yazısında Türkiye'de siyasetin kendi içine kapandığını vurgusu öne çıktı.
Yazısında Türkiye'de siyasetin kendi içine kapandığı bir dönemden geçildiğini dile getirdi. Buna paralel olarak başkanlık sistemiyle birlikte politika tasarım kapasitesinin de aşındığını dile getirdi.
Bunun gençlerin sorunlarına ilgisizliği artırdığını yazdı. Ayrıca İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kapatılıp kısa süre sonra yeniden açılması kararını da eleştirdi.
Türkiye'de kurumsal kapasite erozyonunun ulaştığı aşamayı gösteren dikkat çekici örneklerden biri oldu. İlk bilgilerde Kararı "geçen haftanın bir numaralı abukluğu" olarak nitelendiren Sak vurgusu öne çıktı.
Başkanlık sistemi sonrasında Meclis'in ve milletvekillerinin siyaset ile seçmen arasındaki bağı kurma işlevinin zayıfladığını da savundu. Eskiden seçmenin sorunlarını iletebileceği 600 milletvekili bulunduğunu belirten Sak. Buna paralel olarak bugün sistemin tek kişiye erişim üzerine kurulduğunu dile getirdi.