Raporda Türkiye ekonomisine ilişkin 2025 büyüme tahmini yüzde 3,1'e çekilirken. Ayrıca tedarik zincirleri ve enflasyon üzerindeki etkilerine dikkat çekerek küresel büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etti.
Çatışmanın süresi ve kapsamına ilişkin belirsizliğin sürdüğü ifade edildi. İlk bilgilerde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) vurgusu öne çıktı.
Savaşın sona ermesi halinde bile hasar gören altyapı ve tedarik zincirlerinin yeniden normalleşmesinin aylar alabileceği. Buna paralel olarak sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve tarımsal girdi akışındaki aksamaların küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu kaydedildi.
Asya ekonomilerinin ise enerji ithalatına bağımlılıkları nedeniyle şoklara daha doğrudan maruz kaldığı ifade edildi küresel ekonomi için iki farklı senaryo ortaya koydu. "Sınırlı süreli aksaklık" senaryosunda. Ayrıca 2027'de ise yeniden yüzde 3,1'e yükselmesi bekleniyor.
Gaz ve gübre fiyatlarında yüzde 10'luk ek düşüşün küresel büyümeyi 0,1 puan artırabileceği ve enflasyonu 0,3 puan azaltabileceği belirtildi."Uzun süreli kesinti" senaryosunda ise barışın gecikmesi halinde Körfez bölgesindeki enerji üretimi ve ticaretindeki aksamaların 2027'nin ikinci yarısına kadar sürebileceği uyarısı yapıldı. İlk bilgilerde g20 ülkelerinde enflasyonun ise 2025'te yüzde 4'e çıkıp 2027'de yüzde 3,1'e gerileyeceği öngörülüyor. Raporda ayrıca vurgusu öne çıktı.
Tarım ve sanayi ürünlerinde ciddi arz sıkıntıları yaşanabileceği. Buna paralel olarak 2027 için ise yüzde 3,8 büyüyeceğini öngörmüştü.