Sponsorluklar ve ticari kazançlar incelendiğinde. Ayrıca yoksa bu yarış sadece bir illüzyondan mı ibaret?
Rekabetin daha en baştan adaletsiz ve eşitsiz bir zeminde başladığını açıkça gösteriyor. İlk bilgilerde Süper Lig ekonomisinin büyüklüğü 1.2 milyar Avro'ya ulaşırken vurgusu öne çıktı.
Bu yapıyı "eşitsiz rekabet dengesi" olarak tanımlamak gerekir. Gelirlerin büyük kısmı belirli odaklarda yoğunlaşırken. Buna paralel olarak pastadan 4 kulüp dışındaki diğer 14 takımın yeterince pay alamaması sistemi doğrudan baltalıyor.
Süper Lig'in mali yapısı kırılgan bir nitelik taşıyor. Ayrıca bu yapıda gelirler arttıkça gider daha fazla arttığı için zarar büyüyor. Kulüpler bu faaliyet zararlarının finansmanını sürekli borçlanarak sağlıyor.
Sportif başarının kalıcılığını sorgulanır hale sokuyor. İlk bilgilerde ekonomi ve fizik literatüründe düzensizlik büyümesi örneği olarak karşımıza çıkıyor. 90 milyara ulaşan kulüp borçlarının 80 milyarının 4 büyüklerden gelmesi ve bazı kulüplerde borç/gelir oranının yüzde 300 seviyelerine yaklaşması vurgusu öne çıktı.
Kulüplerin sürdürülebilir gelirlerinin toplam gelirler içindeki payının düşük olması. Buna paralel olarak mali yapıyı kırılganlaştırıyor. Bu finansal düzensizliğin ana kaynağını kulüplerin gider yapısı oluşturuyor.