Bahaneler çoğu zaman başkalarını kandırmak için değil. Ayrıca bütün kimliği tehdit altında hisseder.
İnsan zihni bazen eski bir tiyatro sahnesine benzer. Dekor değişir, ışık değişir, oyuncular değişir; ama oyunun özü aynı kalır.
İnsan da çoğu zaman yaptığı şeyi değiştirmeden önce yaptığı şeyin hikâyesini değiştirir. Çünkü insanın kendini tamamen ‘zalim', ‘bencil ‘ ya da ‘vicdansız ‘ biri olarak taşıması kolay değildir.
Ruh, kendine bakabildiği görüntüyü korumak ister. Bu yüzden insan başkalarına söylediği yalanlardan çok, kendine anlattığı hikâyelerle yaşar.
Acımasızlığa ise ‘ güçlü karakter' adını verebilir. İlk bilgilerde Birini kırdığında bunu ‘ dürüstlük' olarak anlatır. İnsan kullanmaya ‘ hayatın gerçeği' vurgusu öne çıktı.
Çünkü insan çoğu zaman davranışını değiştirmeden önce davranışının ahlaki anlamını değiştirir. Belki de insan ruhunun en ilginç taraflarından biri budur.